Sayfaların Ötesinde Bir Direniş: Çankırı’da Genç Felsefecinin Umut Dolu Kitap Tezgahı
Sayfaların Ötesinde Bir Direniş: Çankırı’da Genç Felsefecinin Umut Dolu Kitap Tezgahı

Çankırı Karatekin Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü birinci sınıf öğrencisi Muhammet Umut Parlaklı (23), zorlu ekonomik koşullar altında eğitimini sürdürebilmek ve birikmiş borçlarını ödeyebilmek adına yüreğine kazınmış, her sayfasını okuduğu ve ezbere bildiği değerli kitaplarını satışa çıkardı. Kent Meydanı’nda kurduğu “açık hava kitap kafe” konseptiyle sadece bir satış alanı değil, aynı zamanda bir kültür durağı oluşturmayı hedefleyen Parlaklı, kitapseverlerle kendi dünyasını paylaşıyor.
Adana’dan gelerek Çankırı’da KYK yurdunda kalan ve adeta bir kitap kurdu olan Parlaklı, her biri kendi için paha biçilmez birer değere sahip olan kitaplarını satarken, Çankırı’da hissedilen “kitap-kafe” eksikliğini de kendine has bir yöntemle dolduruyor. Tezgahını daha cazip hale getirmek ve daha fazla okuyucuya ulaşmak amacıyla müşterilerine bisküvi ve meyve suyu ikram eden genç öğrenci, bu küçük jestlerle sıcak bir atmosfer yaratmaya çalışıyor. Amacı, sadece bir satış yapmak değil, aynı zamanda okuma kültürüne dikkat çekmek ve geçimini sağlamak.
Muhammet Umut Parlaklı için çalışmak yabancı bir kavram değil; Çankırı’ya gelmeden önce dahi aynı anda iki farklı işte çalıştığı biliniyor. Kendi ifadesiyle, “Ben paramı öncelikle beslenmeye, daha sonra kitaba harcıyorum. Ancak yetiyor… Devletin verdiği kredi neye yeter ki!” sözleri, birçok öğrencinin yaşadığı ekonomik sıkıntının ve devletin sağladığı burs/kredi imkanlarının yetersizliğinin altını çiziyor.
Kitap tezgahındaki işlerin gidişatına dair yöneltilen soruya ise maalesef umutsuz bir tablo çiziyor. Parlaklı, “Kitap satışı çok düşük, yok denecek kadar az… Kitabın değeri de yok, satmanın da… Yanda ayakkabı boyacısı adeta para basıyor. Ben siftah bile yapamadım. Kitap satmak yerine ayakkabı boyacılığı yapsam mı ki diye düşünmüyor değilim!” sözleriyle duyduğu hayal kırıklığını dile getiriyor. Kitaplara olan sevgisi kadar kitap ayracı biriktirme tutkusu da olan Parlaklı, yüzlerce ayracından bazılarını okuyucularına hediye etmeyi de ihmal etmiyor. Yağmurun çiselemeye başlamasıyla kitaplarını korumak için hızla toparlanmaya başlayan genç felsefeci, omuzlarına yüklediği sabahki umutlarını ve kitaplarını sırtlayarak yurduna dönmek üzere yola koyulurken, bu zorlu mücadelesine bir sonraki gün yeniden başlayacağının sinyallerini veriyordu.
